Ankara'da yaşadıklarını kendine ait blogda okuyucularla paylaşan Ankaragücü'nün İngiliz oyuncusu Darius Vassell, hem Ankara'daki sosyal hayatla ilgili tespitlerde bulundu hem de içine girdiği karamsar ruh halini gözler önüne serdi.
Türkiye'ye gelen en kariyerli İngiliz futbolcu olan Vassel'in uyum sorunu yaşaması son derece doğaldı ama blogunda hayranlarıyla paylaştığı duyguları "göz yaşartacak" cinstendi.
8 Aralık Birşeyler olmaya başladığını hissediyorum. İşler değişiyor, sadece bilmek istediğim iyi mi olacak yoksa kötü mü? Bugün bana Ankaragücü taraftarının artık beni istemediği şeklinde haberler gösterildi . Şimdi annem kaygılandı.
15 Aralık Burda yaşadığım problemleri ve çıkış yolunu düşünmekten uyuyamıyorum. Yatağımda uzanmış yatıyorum, havalandırma cihazının gürültüsü, stresli düşüncelerin makine dairesini andırıyor, acımasız. Bir hareket planı belirlemem lazım.
16 Aralık Bugün otelimin önünde bir trafik kazasına şahit oldum. Bir taksi kontrolünü kaybetti ve bir başkanısa çarptı. Şok ediciydi ama burası için pek şaşırtıcı değildi. Odama dönüyorum. Ve bu dili öğrenip öğrenemeyeceğimi düşünüyorum. favori cümlem "bier cay lutfen"
21 Aralık Bir kaç ay önce bir keçinin kurban edildiğini gördüm. O gün hayvansever olduğumu anladığım gündü. Burda kurban törenleri normal ama hiç benim gibi rahatsız olabilecek insanların varlığını düşünmüyorlar mı? Bunun yardım için yapıldığını biliyorum, acaba daha başka nelerle karşılaşacağım?
2 OCAK - LONDRA'DAN AYRILIŞ İhtiyacım olan bir araydı. Sevgilim Amani ile nişanlandığımızı duyurmaktan gururluyum. İngiltere'de bıraktığım köpeğimin odasına bir webcam kurdum, yakalandığı hastalık nedeniyle günleri sayılı, belki de bu onu son canlı görüşüm olacak.
Kendimi bir filmde gibi hissediyorum. Ailesi tarafından savaşa gönderilen başrol oyuncusuyum, fonda acıklı bir müzik var, izleyiciler ise patlamış mısırlarını yiyorlar.
Londra'nın soğuk havası, Türkiye'ye dönüşte Ankaragücü atkımı takmam gerektiğini hatırlatıyor. Ama boynuma doladığım atkı biraz sonra çok sıkı geliyor, acaba bu bir metafor mu yoksa ben mi çok hassasım? Atkıyı arabada unutuyorum. Acaba hayranlarımdan biri bana yeni bir atkı gönderebilir mi?
