29 Ekim 2009 Perşembe

Tanıdık Hikayeler

Derbinin öncesi ve sonrası tekrarlardan ibaretti.. Maç içi de aynı şekilde.. 21. yüzyılda Saraçoğlu' ndaki FB GS maçları adeta kopyalardan ibaret..

Saha içindeki oyuncular ve hakemler adeta önceden medya ve iki taraf tarafından kaynatılmış bir kazanın içine atılacakmışçasına hazırlanıyorlar.. Sonra da bu gergin ortamın dışavurumları bu karakterlerde ortaya çıkınca herkes bunları yerden yere vuruyor..Medyamız ise tertemizmiş gibi bu kötü adamlara vurdukça vuruyor..

Unutmayalım ki gerek taraftarlar gerekse oyuncular bundan önceki bir hafta boyunca yazılanları okudular, programları izlediler bütün ajitatif reaksiyonları takip ettiler..Kazanma zorunluluğu ile çıkıyorlar bu maça..

Sonra en ufak bir kıvılcım ile ortalık karışınca da Arda sen kimsin, Baroni burasu brezilya değil tarzında garip eleştirilerle herkes işin içinden sıyrılıyor..

Sonra da olayların çıkmaması için nasıl önlem alınması gerektiğine geliyor sıra.. Tribün kısmı için benim görüşüm çok net.. Bireysel olarak cezalar gündeme gelmedikçe sahaya yabancı madde atılmasını engelleyemezsiniz.. Atana hayatı zindan edin bakın bir daha oluyor mu?

Maça gelince.. Aslında kadroları görünce maçın nasıl geçeceğini anladık.. FB göz açtırmayacak bir orta saha ile çıkmıştı.. Maçın ilk düdüğü ile beraber de aklındakiler sahaya döken taraf oldu..

Forvet hattında ilave olarak Kazım opsiyonu kazanılmış oldu.. Bu açılım Kazımı sağ kanatta da geliştirecektir..Ayrıca Daum daha çok oyuncu ile lige devam etmenin avantaj olduğunu görüş olmalı..Yönetim de geçen 3 senede olmayan bir şeyin, kulübe zenginliğinin ne kadar önemli olduğunu anlamış olmalı.. Bu anlamda Aragonnes in çok daha sıkıntlı bir kadro ile çalıştığını hatırlamak lazım geçen senenin faturasını doğru yere çıkarmak adına..

Ayrıca hazırlık döneminde bulunmanın bir futbolcu için hele ki mücadele yönü yüksek oyuncular için ne kadar önemli olduğunu gördük.. İşte Emre Belözoğlu..FB ilk golü ofsayttan bulsa da maçı hakeden taraftı.. Rakibe verilen 1 pozisyon buna karşılık bulunan 10 a yakın pozisyon ile maçın tek hakimi idi..

GS ise klasik bir Rijkaard takımına dönüşmek üzere.. İşler bir defa kötü giderse hep kötü gidecektir.. Hollandalıların da sorunu bu işte..Ancak GS nin neredeyse bütün oyuncuları oyunu tek yönlü oynayan adamlardan kurulu ki bu GS nin felsefesine açıkça ters.. GS hiçbir zaman 60 70 dk lık adamlardan oluşan bir takım kurmamıştır.. İsimlerin tartışılacak bir tarafı yok ancak bu kadar çok benzer tarzdan oluşan oyuncularla bir takım kurduğunuzda Ligden ötesi hedef olmaktan çıkar.. Esas problem taşınması gereken 4 ya da 5 oyuncu bulunması..Barca bile 3 oyuncudan fazlasını taşıtmıyor diğer oyuncularına..Kaldı ki onların forvet hattı bile bu kadar az dönen oyunculardan oluşmuyor..GS tüm gösterişine rağmen çokça eski FB yi hatırlatıyor..Hücumda gösterişli savunmada defolu..

Bayan voleybol takımımızdan gösterişli bir başlangıç.. GS ve Eczacı karşısında alınan 3 0 lık galibiyet..Üstüne süper kupa finalinde Eczacı karşısında alınan 3 1 lik galibiyet ile sezonun ilk kupası..Futbol dışındaki 4 büyük amatör branşta performans çok iyi. Ancak hem bayan hem erkek basketbol takımlarımızda bu sene biraz gerileme var.. Özellikle erkek basketbol takımımızın sıkıntılı bir oyunu var.. Umarım ilerde düzelir.. Bayan voleybolculardan bir Avrupa zaferi gelebilir..Heyecanla bekliyoruz..

Serhat..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder